Purchase CD
Official Web Site
IDIL BIRET ARCHIVE
Türkçe | Deutsch | Français
Reviews
Radikal Ocak 2010

İdil Biret Alaska'da bile dinleniyor, ama...

Biz Türkler çoğu zaman yaşadığımız gündelik sıkıntılar vesorunlarımızın etkisiyle kendimize ve içinde yaşadığımız ülkeyehaksızlık eder, demediğimizi bırakmayız. Yurtdışından Türkiye'yebakıldığında ise pembe tablolar çizildiği söylenir hani veya aramızdakiyabancılar olumlu taraflarımızı öne çıkardıklarında önce bir afallarızsonra hoşumuza gider.
İdil Biret'in dünyanın dört bir tarafındakihayranlarından aldığı mesajları okuduğumda aklıma ilk gelendüşüncelerdi bunlar. Neden mi? Çünkü Türkiye'de yaşayan yurttaşlarıolarak İdil Biret'in taşıdığı gerçek değerin çoğunlukla farkındaolmayabiliyoruz.
O negatif haleti ruhiye ya da 'kayıtsızlık' İdilBiret'i bile etkileyebiliyor. Oysa sanatçının ortaya koydukları içintek bir sözcük yeterli: İnsanüstü. Hayır, '2010 Chopin Yılı' münasebetiyle, Biret'in Chopin kayıtlarındanbahsetmeyeceğim şimdi. Biret konusunu açmamın sebebi, sanatçının devasaölçekte bir Beethoven kayıtları serisinin peyderpey önümüze geliyoroluşu.
Beethoven'in tüm solo piyano sonatları, piyano konçertoları vesenfonilerinin Liszt imzalı piyano uyarlamaları, bu edisyon kapsamındayeni bir ambalajla dünya klasik müzik pazarına sunuluyor. Kayıtşirketi, İdil Biret'in kendisine ait IBA yani İdil Biret Arşivi.Günümüzde kaliteli bir kayıt yapmak kadar onu dünya azarlarına ulaştırabilmek de önemli. IBA bu noktada, dünya müzik endüstrisinin engüçlü isimlerinden biri olan Naxos kayıt şirketinin sahibi KlausHeymann'ı arkasına almış. Naxos'da Biret'in yüze yakın kaydından dünyaçapında birkaç milyon satan Heymann'ın gönlünde sanatçımızın yeriayrıdır.

Biret'in Patagonya'dan Japonya'ya sayısız eve girmesindeHeymann'ın süper ucuz kategorisindeki Naxos kayıtlarının payı büyüktür. Bu güzel işbirliğinin ürünleri olan, Beethoven kanadındaki albümlerlebirlikte Romantik repertuvara ait birkaç konçertonun kaydı Almanya'dabasıldıktan sonra Türkiye'ye de ulaştı. Elimizdekilerin envanterinidökelim öncelikle: Birkaç ay önce Biret'in Beethoven edisyonundan ilkyedi kayıt sınırlarımızdan içeri girmişti. Birkaç gün önce de, yineBeethoven edisyonundan yedi kayıt daha sökün etti. Ama bu seferkipartiye Çaykovski, Saint-Saens, Ravel, Schumann, Grieg ve Liszt'intoplam dört kayıtta toplanan konçertolarının da katıldığını görüyoruz.İdil Biret'e konçertolarda, Antoni Wit, Emil Tabakov ve Jean Fournetgibi önemli şefler yönetimindeki Bilkent Senfoni Orkestrası eşlikediyor. Bu icralar daha önce Bilkent'in kayıt markasıyla yayınlanmıştı.Keza, Beethoven'in piyano sonatlarının Brüksel kayıtlarından küçük birbölüğü birkaç yıl önce yine IBA etiketiyle yayınlanmış ama sponsor vedağıtım problemleri yüzünden seri tamamlanamamıştı. Naxos gibi birdevin, Biret külliyatının dünya dağıtımını üstlenmesi bu güzel kayıtlariçin can simidi olmuş.

Biret'in Beethoven edisyonu ve romantik konçertolar kayıtları, hem icrahem de kayıt kalitesi bakımından, neredeyse istisnasız denilebilecekseviyede birinci sınıf değeri taşıyor. Brüksel'in yanısıra Bilkent'teyapılan kayıtlar, bazı çok ünlü piyano kayıtlarında şahit olduğumuzunaksine asla boğukluk taşımıyor. Piyanonun tüm rejisterinin tadına eşitoranda varabileceğiniz üstün kayıtlar bunlar.
Bazen en büyük piyanistlerin bile seri kayıtlar yapmaktankaçındıklarını görürüz. Farklı nedenler ileri sürülür. O bestecinin tümyapıtlarını beğenmediklerini söylerler ama çoğunlukla asıl sebepkayıtların hepsinde aranacak olan o yüksek standart beklentisinikarşılayamama korkusudur. Biret setteki Beethoven icralarında, altınıher zaman özenle çizdiği Kempff-Backhaus çizgisinin günümüzdeki enseçkin temsilcisi olduğunu ispatlıyor. Örneğin günümüzün önemlipiyanistlerinden Andras Schiff'in halen ECM etiketiyle yayınlanmaktaolan Beethoven kayıtlarıyla kıyaslama yapmaya kalktığınızda Schiff'inetrafında koparılan yaygarayı kavramanız güçleşebilir.
Ama şimdi Batılı eleştirmenlerin bir kısmı bu kayıtlara ya dudakbükecek ya da görmezden gelmeyi tercih edecek. Yani yazının başındabelirttiğim 'kayıtsız kalma hali' sadece biz Türklere mahsus değil.İdil Biret, ilginçtir, sıradan müzikseverin dışında kaldığı, yozlaşarakmafyatik bir içerik kazanmış klasik müzik endüstrisinin oturmuşdengeleriyle oynadığı için 1980'li ve 90'lı yıllar boyunca önemlieleştirmenlerin, kayıt kataloglarının ve daha da önemlisi konsersalonları ve festivallerin kara listelerindeydi.
Konser takvimi gizli
Neden mi? Çünkü Naxos gibi, ortaya ilk çıktığı günden itibaren devkayıt firmalarına ecel terleri döktüren bir firmanın en önemlisanatçılarından biri olması dolayısıyla kendisine karşı alınmıştı butavır. Yani İdil Biret'in CD kayıtları Alaskalı bir klasik müzikseverinevine girebiliyorken sanatçımızın kendisi Berlin'in Philharmoniesalonunun kapısından içeri alınmıyordu!
Deutsche Grammophon gibi dev bir kayıt firmasının ısrarlı çabalarısonucu Biret'in suratına hangi kapıların kapandığı, sanatçımızın veNaxos'un hangi şantajlara boyun eğdirilmeye çalışıldığı ibretlikhadiselerdir. Biret'in eşi Şefik Büyükyüksel bu tavrı yıllardır çeşitliortamlarda seslendirmesine rağmen sanatçımızın üzerinde bir zamanlarhaşince oynanan bu oyunları Türkiye'de hâlâ pek az kişi bilir. Süttenağzı yanan Biret ve eşinin, sanatçımızın konser takvimini olasıbaskılar sonucunda doğabilecek iptallere karşı hâlâ hiçbir platformdaönceden duyurmamalarının ardında yatan sebep budur.
İdil Biret bu kokuşmuş endüstriye inat, geçmişin büyük ustalarınınmirasının yaşayan en büyük temsilcilerinden biri olmayı sürdürüyor.Keşke biz de onun değerini ülke olarak daha iyi değerlendirebilecek birseviyede olabilseydik.


Released
Next release October
Next releases November
Next releases December
Next releases January
Copyright © 2010 Idil Biret | Contact | www.idilbiret.eu